Dijital Diş Hekimliği : Klinisyen Bakış Açısı ile Sınırlarımız ?
Günümüzde dijital diş hekimliği ve dijital iş akışı kavramları klinik pratiğimizde rutin haline geldi. Artık ölçülerimiz başta olmak üzere tedavi planlamalarımız, üretim süreçleri tamamen dijital cihazların kontrolünde gerçekleşiyor. Her yeni teknolojinin hayatımıza girmesi ile beraber yaşantımızın daha da pratik bir hale geleceğini ve kolaylaşacağını düşünürüz. Bu durum sağlık alanı ve tabii ki diş hekimliği pratiğinde de bu şekilde. Ama acaba dijital dünyanın içerisinde kaybolurken göz ardı ettiğimiz sınırlamalarımız var mı? Dijital dünya bize her zaman sorunsuzluk ve en optimal çözümü mü sunuyor?
Güncel literatür ve bilim dünyasının son gelişmeleri incelendiğinde çok hızlı bir şekilde adapte olduğumuz ve aslında da birçok alanda hayatımızı çok kolay hale getiren, üretim basamaklarındaki kaliteyi çok üst seviyelere çıkartan dijital dünya yine ön planda. En başta kliniklerimizde kullanmış olduğumuz dijital tarayıcıların veya başka bir tanımlama ile dijital ölçü cihazlarımızın doğruluk ve hassasiyetleri sürekli tartışma konusu. Bu aşamadan sonra üretim basamakları, dizayn programları, kullanılan malzemeler, üretim sırasında kullanılan parametreler, dijital dünyada implant üstü protetik seçenekler, kütüphane hassasiyetleri, 3. parti üretim yapılan ekosistemler vb. sürekli muhatap olmak zorunda olduğumuz aşamalar. Bu aşamalarda bir klinisyen olarak bilgi sahibi olmalı ve hiç bir cihazın, materyalin veya tekniğin sonsuz bir kapasiteye sahip olmadığını bilmemiz gerekiyor. Özellikle implant üstü protetik tedavilerde tedaviyi yöneten koordinatörler yani biz klinisyenler, dijital dünyadaki seçenekler ve çalışma prensipleri hakkında bilgi sahibi olmamız ve takım arkadaşlarımızı yöneterek yönlendirmemiz gerekiyor.
Kişisel ve mesleki ilgi alanım olan dijital diş hekimliğinde, son yıllarda Ar-Ge danışmanlığı unvanımla işin mutfağında da birçok kereler bulunma fırsatım oldu. Her ne kadar sınırlarımız olsa da diş hekimliğinin geleceği dijital olduğuna göre bu alanda sürekli gelişim hedeflememiz gereken bir nokta, bu gelişimin en büyük kaynağı ise meslektaşlar ile yapılan tartışmalar. Bu bağlamda, ilgili sunumda siz değerli meslektaşlarımla beraber dijital dünyada bir klinisyen bakış açısı ile sınırlarımızı tartışmayı umut ediyorum.
Prof. Dr. Çağrı URAL, 2003 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden mezun oldu. Aynı yıl Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı'nda doktora eğitimine başladı ve 2006 yılında aynı üniversitede doktora derecesi aldı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Anabilim Dalı'nda Yardımcı Doçent olarak göreve başladı. Aynı üniversitede 2012 yılında Doçent, 2018 yılında Profesör unvanlarını aldı. Halen aynı anabilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Diş Hekimliğinde, Dijital Dental Fotoğrafçılık, Dijital Diş Hekimliği, Dijital İmplantoloji, Estetik Diş Hekimliği mesleki ilgi alanlarındandır. Diş hekimleri için Temel Fotoğrafçılık isimli bir kitabı bulunmaktadır. Tubitak tarafından desteklenen birçok projede yürütücülük ve yardımcı araştırmacı olarak görev almasının yanında, İnovasyon ve AR-GE araştırmalarına odaklanan birçok projede görev almıştır. Çeşitli mesleki topluluk ve derneklerde aktif üyelikleri bulunmaktadır.
Kongre Bildiri Kitabı Yayınlanmıştır! Aşağıdaki link üzerinden kongre bildiri kitabına ulaşabilirsiniz.
https://dergipark.org.tr/tr/pub/adoklinikbilimler/issue/72630
Kongre bildiri kitabı, web sayfanın sağ tarafındaki sayı dosyaları başlığı altında görüntülenmektedir.